top of page
  • Yasin Serhat Şen

Müziğin Evrensel Bir Boyut Olduğunun Kanıtı: HaBanot Nechama


“Ş” sesi ile süslü, kulakta sürekli bir “mişvişmiş” yankısı bırakan İbranicenin kulağa bu kadar canlı gelebileceğini hiç fark etmemiştim. İbranice (İbrani ya da İbranca) aksan olarak Arapçaya göre daha kibar ve neşeli bir dil aslında. Uzun zamandır Yasmin Levy, Mor Karbasi, Orphaned Land, Riff Cohen, Izabo dinlememe rağmen bu neşeyi hissetmemi sağlayan üç rahat kıza teşekkürler!


Yemyeşil Vokal Katmanları, Titreyen Reggae Ritimler, Neşeli Armoniler


2004 yılında İsrail’in Tel Aviv kentinde kurulan HaBanot Nechama; üç kadın vokalden oluşan (Karolina Avratz, Dana Adini ve Yael Deckelbaum) İsrailli bir halk grubu.


2002’de bir müzik sahnesinde tanışan kızların, her birinin gruptan önce ayrı solo kariyerleri vardı. Tel Aviv'deki mekanlardan birinin akustik gösteri yapıp yapamayacağını sormasının ardından bir araya gelen kızlar, seslerinin yarattığı harmoniyi de keşfederek bunu bir gecede yapıp birlikte kalmaya ve şarkı söylemeye karar vermiş.


Birbirleriyle çalışmanın verdiği gönül rahatlığından dolayı ise gruba HaBanot Nechama (The Comfort Girls - Rahat Kızlar) demeyi uygun görmüşler. The Daughters of Consolation (Avuntunun Kızları) olarak da biliniyorlar.

Grubun kendi adını taşıyan ilk albümleri ve hit şarkıları “So Far”, Ağustos 2007'de yayınlanmış ve İsrail’de üç hafta içinde altın, kısa bir süre sonra da platin olmuş ve 40 bin satmış. Albümde hem İbranice hem de İngilizce şarkılar var. Bu sevimli üçlü, müziklerini "reggae-soul-folk" olarak harmanlıyor. Nechama kızlarının duygusal vokalleri, minimalist akustik gitar ve davul düzenlemeleri, reggae infüzyonları taşıyan genel iyimserlik havası, solmakta olan yazın hoş bir anı bırakmasından fazlasını sunuyor. Şarkılarındaki sözler aşk, barış, tatlılık, merhamet, kendini sevmek, kendinle ilgilenmek ve kadın olarak hayattaki kötü deneyimler üzerine kurulu.


Grup akan gökkuşağı kıyafetleri, sallanan hareketleri ve jazzy trip hop, reggae, funk ve soul müzikal pastişiyle oldukça iyi vakit geçiriyor ve bu tutumundan vazgeçmiyor. Grup üyelerinden Karoline, bir röportajında müziklerinin farklı kültürlerden ve tarzlardan fazlasıyla etkilendiğini, bunda çocukken evlerinde Türk ve Yunan müziğinin çokça dinlendiğinin büyük payı olduğunu belirtiyor.

Albümün başarısından sonra kızlar, İsrail'in dört bir yanını gezerek ve çeşitli Avrupa yaz festivallerinde performans sergileyerek seslerini tüm dünyaya duyurmuşlar. Grubun üç üyesinin de HaBanot Nechama dışında farklı farklı projeleri var. Karolina, İsrail'de Lauryn Hill, The Black Eyed Peas ve Erykah Badu ile sahne almış ve kendi solo albümlerini çıkarmış. Dana Adini, aynı zamanda İsrail’in meşhur kült şovu Hashir Shelanu'daki rolüyle tanınan bir aktris ve 2007'de CMJ tarafından New York'taki "Müzik Maratonu"nda sahne almak için seçilmiş. Yael Deckelbaum ise, Tel Aviv'de düzenli olarak konser veren “Yael and the Palm Trees” adlı başka bir grupta.

Belki De Müziğin Evrenselliği Diye Bir Şey Yoktur, Duygulardır Evrensel Olan


İsrailli sanatçıların dünya müziğine pek çok kalıcı örnek bıraktıkları bilinse de politik gerilimlerden ya da zenofobik duygulardan olsa gerek galiba sadece fark etmiyoruz. Oysaki melodileri, ezgileri ve ağıtlarına bakıldığında kültürümüze yakın bir hava sezilebilir.


Şovenizm ve önyargıları bir kenara bırakıp baktığımızda yıllardır düğünlerimizde “Kasap Havası” diye çılgın attığımız dansın temelinde aslında bir Yahudi türküsü olduğunu göreceğiz. Ayten Alpman’ın “Bir Başkadır Benim Memleketim” şarkısındaki memleket aslında kimin memleketi? Şarkının kökeni Yahudi halk ezgilerine dayanıyor.

Bu kimilerine göre bir arak hali olsa da Orphaned Land’in bir albümünde “müzikal babamız” dediği Erkin Koray’ın Estarabim’ine yer vermeleri karşılıklı kültür ve esin kaynağının hoş bir göstergesi sayılabilir. Bugün Orhan Gencebay’ın “Dil Yarası” parçası İsrail’de “Tipat Mazal” olarak biliniyor. Ferdi Tayfur’un ise 30 parçası İbraniceye çevrilmiş ve yorumlanmış.


İsrail halkı Türk dizilerine olduğu kadar Türk şarkılarına da bayılıyor. Geçtiğimiz yıl (2019) İsrail’de çok izlenen Türk dizisi “İstanbullu Gelin”de de söylenen “Yüreğimden Tut” şarkısı, 6 gençten oluşan “Pirhey Yeruşalayim” adlı grup tarafından Siyon Meydanı’nda Türkçe olarak seslendirilmiş.


Çocukluğundan bu yana müziğe ilgi duyan ve kendi kendine bağlama çalmayı öğrenen 29 yaşındaki Tom Kaplinsky de "Anahnu Arkadaş" (Biz Arkadaşız) isimli grubunda "Al Yazmalım", "Mevlam Bir Çok Dert Vermiş", "Ah Yalan Dünya", "Hey On Beşli", "Kaldım Duman İçi Dağlarda", "Leylim Ley", "Ben Melamet Hırkasını" ve "Mastika" gibi çok sayıda Türkçe şarkı ve türküyü dinleyenleriyle buluşturuyor. İsrailli insanların Türkçe müziğe karşı büyük bir ilgisinin olduğunu belirten Tom, hayalinin bir gün Türkiye'de Selda Bağcan'a bağlama çalabilmek olduğunu söylüyor.


Türk halk müziği ve protest müziğin önde gelen isimlerinden Selda Bağcan sadece Tom’un keşfi değil, İsrail’de acının ve isyanın sesi olarak "Zelda" adıyla oldukça popüler. Pek çok İsrailli yerel sanatçı ve müzik toplulukları tarafından şarkıları coverlanan Selda Bağcan’ın çok beğendiğim yorumlarından biri de Bint El Funk tarafından icra edilmiş.


Son yıllarda İsrailli müzik grubu Boom Pam ile dünyanın pek çok ülkesinde pek çok konser veren Selda Bağcan, evrensel müziğin gücü gösterir gibi. 2014'te İsrail'in başkenti Tel Aviv'de düzenlenen The Groove Festival'indeki şu coşkuya bakar mısınız? Müzik ile inanç ve kıtalar nasıl da aşılıyor.


Farklı kültürlerin müzikleri konusunda çalışma yapan etnomüzikologlar her ne kadar evrensellik düşüncesine müziğin kapasitesi ve çeşitliliğine ilişkin bulgularla birlikte karşı çıksa da müziğin algısal ve kültürel temelini oluşturan mekanizmalarda evrensel yönlerin bulunabileceği fikri oldukça güçlü. Tom’un da dediği gibi;

"Müzik her şeyin üstündedir. Siyasetin de üzerindedir, insanların farklılıklarının da üzerindedir. Aslında hepimizin aynı olduğunu ortaya koyan bir şeydir müzik".

Belki de müziğin evrenselliği diye bir şey yoktur, duygulardır evrensel olan.


Dinlenesi Spotify Listelerinizde Yer Açın


Şarkılarındaki tonalite ve ses kreşendosuna bayıldığım, çok yoğun ve dinlemeyi bırakmakta zorlandığım, Arap, Yahudi, Sefardi, Etiyopik, Europop, Folk, Soul ve Funk müziğinin harika bir kombinasyonuna sahip HaBanot Nechama şarkılarını “ölmeden önce dinlenilmesi gereken şarkılar”, “ilk duyduktan sonra defalarca dinlenen şarkılar”, “az kişinin bildiği süper şarkılar”, “ilk dinleyişte aşık olunan şarkılar”, “moral bozukken dinlenilmesi gereken şarkılar”, “her gün bir kez dinlenilmesi gereken şarkılar”, “kulaklıkla dinlenilmesi gereken şarkılar”, “araba kullanırken dinlenecek şarkılar” listenize gönül rahatlığıyla alabilir, bu evrensel yolculuğa rahat kızlarla çıkabilirsiniz.

Dipnot: Grup ikinci bir HaBanot Nechama albümü çıkarmak için kolları sıvamış durumda. Keep it up girls!

 

Kaynaklar

 

#habanotnechama #comfortgirls #sofar #israil #evrenselmüzik #seldabagcan #ibranice

140 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
bottom of page